<p>YENİ NESİL ET</p>

YENİ NESİL ET

Bu yazıyı 3 dakika 7 saniyede okuyabilirsiniz.

Çağımızın en çok tartışılan konularından biri, artan nüfusun gıda ihtiyacının nasıl karşılanacağı. Laboratuvar etleri ise giderek daha ulaşılabilir bir hale geliyor. Laboratuvar etlerinin bugününü ve geleceğini yazdık.

Mevcut küresel hayvancılık sistemlerinin sürdürülemez olduğu artık tartışmadığımız bir gerçek. Hayvancılık endüstrisi küresel ısınmaya çarpıcı etkilerinin yanı sıra ormanların yok olması ile hava ve su kirliliğinin de önde gelen nedeni olarak kabul ediliyor. Alternatif et endüstrisi ise sürdürülebilir bir şekilde “et” üreten yeni teknolojilerin peşinde.

Vejetaryenler ve veganlar soyadan yapılan köftelere veya bitki proteinlerinden et ikamelerine uzun zamandır aşina. Kültürlenmiş et ise vejetaryen veya vegan bir et alternatifi değil. Bambaşka bir teknolojinin ürünü. Et tüketmeyi tercih edenler için ise etin yerini tutup tutamayacağı büyük merak konusu.

Laboratuvar eti olarak da adlandırılan “kültürlenmiş et”, hayvanlara zarar vermeden alındığı iddia hayvan hücresinden yapılıyor.  Kültürlenmiş et, doku mühendisliği ve hücresel tarım teknolojileri ile üretiliyor. Amaç, doğaya ve hayvanlara zarara vermeyen bir et endüstrisi yaratmak. Bazı endüstri uzmanları, hücresel tarım olarak adlandırılan bu sürecin geleceğin teknolojisi olacağını düşünüyor. Hücresel tarım endüstrisinde faaliyet gösteren şirketlerin sayısı ise her geçen gün artıyor.

Laboratuvar eti ile ilgili bir sonuca varmak için henüz çok erken. Laboratuvarda üretilen bu etin ne kadar sağlıklı ve sürdürülebilir olacağı, maliyetinin ulaşılır olup olmayacağı, lezzetinin tatmin edici olup olmayacağı hala soru işaretli konular.

Nasıl üretiliyor?

Bülent Şık, Biri Yeryüzüne Bağlayan Hikayeler kitabında laboratuvar etinin üretimi çalışmalarının yeni olmadığını, 1970’li yılların başına kadar uzandığını ve son on yıl içinde ciddi bir ivme kazandığı söylüyor. Laboratuvar etlerinin üretiminde hayvan yetiştiriciliğinin temelini oluşturan hayvanlar, meralar, su ve yem yerine çeşitli laboratuvar cihazları kullanılıyor.

Süreç yine bir hayvanın kesilmesi ve sığırın karnından çıkarılan buzağı fetüsünden alınan kandan elde edilen serum ile başlıyor. Şartlar böyleyken Bülent Şık, “ticari laboratuvar eti üretimi için ihtiyaç duyulan serumun buzağı fetüsünden karşılanması durumunda en azından hayvan refahından, sağlık yararlarından, vegan ve vejetaryen beslenmeden söz edebilmek olanaksızdır” diyor.

Hem dünya hem insan için sağlıklı mı?

Birçok girişim, endüstriyel hayvancılık üretiminin iklim ve doğa krizleri üzerindeki etkilerini azaltmanın yanı sıra daha temiz, ilaçsız ve hayvanlara zarar vermeyen et sağlamak amacıyla kültürlenmiş et geliştiriyor. Araştırmalar, iklim kriziyle mücadelede et tüketimini azaltmanın hayati önem taşıdığını gösteriyor. Bazı bilim insanları ise et tüketmemenin bireysel anlamda yapılabilecek en iyi çevresel eylem olduğunu söylüyor.

Mevcut kültürlenmiş et üretiminin küçük ölçekli olması, nispeten yüksek bir enerji kullanımı gerektiriyor. Ancak ilerleyen zamanlarda üreticilerin geleneksel yöntemlerden çok daha düşük emisyon üreteceğini ve çok daha az su ve toprak kullanacağını ön görüyor. Yakın zamanlarda yapılan bir başka çalışmada ise laboratuvar eti üretiminde kullanılacak enerji nedeniyle açığa çıkacak karbondioksit emisyonunun konvansiyonel hayvancılık sistemine kıyasla daha fazla olacağı ve dolayısıyla iklim krizini daha da şiddetlendireceği belgelendiğini söylüyor.

Kültürlenmiş etin temiz bir laboratuvar ortamında yetiştirildiği göz önüne alındığında, kültürlenmiş etler hayvanların büyümesini ve daha hızlı kilo almasını sağlamak için kullanılan herhangi bir yapay büyüme hormonu da içermiyor.

Tadı nasıl?

Laboratuvarda yetiştirilen et gerçekten et olduğu için, teorik olarak bildiğimiz et ile aynı tadı ve dokuyu paylaşmalı. Pratikte ise durum bu kadar basit değil. Şirketler laboratuvar etinin tadının gerçek gibi olmasını sağlamak için büyük miktarda para ve zaman harcasa da tüketiciler ikna olmakta zorlanabiliyor.

Sırada ne var?

2020, laboratuvar yapımı etler için yatırımların arttığı ve birçok yeni şirketin kurulduğu çarpıcı bir sene oldu. Birkaç şirket laboratuvardan çıkıp yılda binlerce kilogram et üretebilecekleri tesislere taşındı.

“Beyond Burger” gibi ete bitki bazlı alternatifler bugün artık rahatça ulaşılabilir bir halde. Ancak kültürlenmiş etin en az birkaç yıl daha yaygın olarak marketlerde bulunamayacağı ön görülüyor.

Kültürlenmiş etin ilk kez Kasım ayında Singapur’da satışı onaylandı. Araştırmalar, kültürlenmiş etin 2030’ların başına kadar normal etten daha pahalı olacağını, ancak Avrupa ve Kuzey Amerika’nın bitki bazlı alternatifler sayesinde 2025 yılından itibaren et tüketiminin düşmeye başlayacağını öne sürüyor. 2019’da yapılan bir araştırma, 2040 yılına kadar tüketilecek çoğu etin, bitki bazlı et alternatifleri ve kültürlenmiş etler olacağını gösteriyor.

Kaynak:

https://www.theguardian.com/environment/2021/may/11/lab-grown-meat-companies-swallow-record-investments

https://www.theguardian.com/environment/2021/mar/23/europe-and-us-could-reach-peak-meat-in-2025-report

Lab-grown meat firms attract sixfold increase in investment

Europe and US could reach ‘peak meat’ in 2025 – report

08.08.2021

İlgili Yazılar

https://www.ruhundoysun.com/yazilar/atiksiz-restoranlar/

https://www.ruhundoysun.com/yazilar/bitkisel-sutler/

https://www.ruhundoysun.com/yazilar/neden-daha-az-et/